Çocuk Yaştaki Evlilik

Posted by: adminin Genel Kültür
24
Nis

Çocuk yaşta evlendirilen kadınların dramı beyazperdeye yansıyor
12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu yıl, erken yaşta ve zorla evliliklere dikkat çekmeyi amaçlıyor.

 

Uçan Süpürge, erken ve zorla evliliklere festivalde de dikkat çekecek. 12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde gösterilecek 4 film, bu konuya odaklanıyor. Bu filmlerden biri, Yemenli yönetmen Khadija Al-Salami’nin 11 yaşında evlendirilen bir kız çocuğun gerçek yaşamını anlattığı “Amina”. Yönetmen filminin gösterimi için festivalin konuğu olarak Ankara’ya gelecek ve bir söyleşi gerçekleştirecek.

12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 7-14 Mayıs tarihlerinde Ankaralı sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu sene temasını “80’ler” olarak belirleyen festival, dünyanın dört bir köşesinden kadın filmlerinin yanı sıra, sergi, söyleşi, panel gibi etkinliklerle de dopdolu bir program hazırladı.

Bir kadın kuruluşu olan Uçan Süpürge, festivalinde de filmler ve etkinlikler aracılığıyla kadın sorunlarını gündeme taşımayı ihmal etmiyor. Son yıllarda erken ve zorla evlilikler konusunda da projeler yürüten Uçan Süpürge, bu toplumsal soruna bu sene festivalde göstereceği 4 filmle dikkat çekecek.

Ortak hayatların filmi: Amina

Bu filmlerden ilki, Yemenli yönetmen Khadija Al-Salami’nin “Amina” adlı filmi. Ülkesinin ilk kadın yönetmeni olan Al-Salami, bir gazete haberi sayesinde haberdar olduğu Amina’nın öyküsünü anlatıyor bu filmde. 11 yaşındayken zorla evlendirilen, kocasını öldürmek suçundan ölüm cezasıyla yargılanan Amina’nın yaşadıklarını etkileyici bir dille aktaran yönetmen, bu filmiyle cezanın kaldırılmasını sağlamıştı. Tıpkı Amina gibi kendisi de 11 yaşında evlendirilen Khadija Al-Salami, böylece sinemanın gücünü göstermekle kalmayıp kadın dayanışmasının da simgelerinden biri haline geldi. Cezasının infazı için 9 yıl bekletilen, iki kez hapisten kaçıp ikisinde de geri dönen, kadın adalet bakanının cezaevini ziyaretiyle yaşamı birden değişen Amina’nın ‘gerçek’ öyküsünü anlattığı belgeseliyle birlikte festivale gelecek olan Khadija Al-Salami, filminin gösteriminde seyircileriyle söyleşecek.

Yıkıcı geleneğe tanıklık

Müjde Arslan’ın bu sene İstanbul Film Festivali’nde de gösterilen “Ölüm Elbisesi: Kumalık” adlı belgesel ise, 16 yaşındayken amcasının oğluna kuma giden Emine halasının yaşadıklarından yola çıkarak, kız çocukların küçük yaşta alınıp satıldığı kumalık ‘geleneğini’ sorguluyor. Kuma olarak evlendirilen kadınların anlatımlarıyla Türkiye’de halen çok yaygın olan bu yıkıcı geleneğe bir tanıklık, Arslan’ın belgeseli. “Ölüm Elbisesi: Kumalık” da 12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde gösterilecek.

Erken evliliğin kısa filmleri

Festivalde gösterilecek erken ve zorla evlilikler konulu iki de kısa film var. Bunlar; Uçan Süpürge’nin geçen yıl yürüttüğü Çocuk Gelinler projesi kapsamında çekilen “Beni geri çağır hayat” ve “Nefes al Alma, nefes al” adlı sözsüz kısa filmler. İlk gösterimleri geçen sonbaharda Ankara’da ve Hürriyet gazetesinin organizasyonuyla İstanbul’da yapılan bu filmler, festival seyircisiyle ilk kez buluşacak ve ücretsiz gösterilecek.

Uyku Ömrümü Kısaltıyor

Posted by: adminin Sağlık
23
Nis

Uyku ömrü kısaltıyor
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Arslan, uykunun bağışıklık sistemini şarj ettiğini belirterek, 8 saatten az uyuyanların bağışıklık sisteminin, 8 saat ve üzerinde uyuyanlara göre daha zayıf olduğunu söyledi…

Prof. Dr. Arslan, insanın ömrünün üçte birinin uyuyarak geçtiğini, uykunun ruhsal, zihinsel, bedensel sağlık için oldukça gerekli bir fizyolojik süreç olduğunu söyledi.

Uykunun önemli işlevlerinden birinin bağışıklık sistemine yaptığı katkı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arslan, ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesinde bu yıl başında yapılan araştırmada, 7 saatten az uyuyan deneklerin, 8 ve daha fazla saat uyuyanlara göre 3 kat daha sık enfeksiyona yakalandığını saptadıklarını bildirdi.

Prof. Dr. Arslan, uykunun kalitesizliğinin, sık uyanmalar ve uyku latansındaki uzamanın, soğuk algınlığına yakalanma olasılığını 5 kat artırdığının belirlendiğini ifade ederek, ”Bu ilk bilimsel kanıt, hafif bir uyku yetersizliğinin dahi vücudun enfeksiyonlara reaksiyonunu etkileyebileceğini göstermiştir” dedi.

AŞI BİLE UYKU OLMADAN SONUÇ VERMİYOR

Canlılar üzerinde uykunun önemine dikkati çeken Prof. Dr. Arslan, şöyle konuştu:

”Uyku bağışıklık sistemini şarj ediyor. 8 saatten az uyuyanların bağışıklık sistemi, 8 saat ve üzerinde uyuyanlara göre daha zayıf. Örneğin 10 gün uyumayanlarda bağışıklık sistemi zayıfladığı için bağırsaklarda bulunan endojen maddeler kana geçmekte ve enfeksiyon nedeniyle ölümlere neden olmaktadır. Bu da uykunun ne kadar gerekli olduğunu gösteren verilerden bir tanesidir. Grip, hepatit aşısı sonrasında yeterli derecede uyumayan kişilerde kanlarında bu aşılara karşı oluşan antikorların yüzde 50 azaldığı bulguları var. Yani yeterince uyumazsak, aşılansak bile bedenin bağışıklık sistemi yarı yarıya düşmektedir.”

”AZ YA DA UZUN UYUMAK ÖMRÜ KISALTIYOR”

Uyku esnasında vücudun dinlendiğini, kan akışının yavaşladığını, toksinlerin azaldığını kaydeden Prof. Dr. Arslan, İsviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda az ya da çok uyumanın insan ömrünü kısalttığını tespit ettiklerini bildirdi. Prof. Dr. Arslan şöyle devam etti:

”İnsanlar ortalama 8 saat uyumalı. Dikkat edilirse geceleri uyuyamayan kişilerin hastalığa yakalanma riskinin daha yüksek olduğu görülebilir. Gece çok geç yatmak sağlığımız için oldukça zararlı. Uzun uyku da kısa uyku da insanın ömrünü kısaltıyor. Günde 5 saat uyuyanların da 8 saatten fazla uyuyanların da ömrü daha kısa oluyor. Bu İsviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırmaların sonucudur.

Uyku tekdüze bir süreç değil. Bir derin uyku, bir yüzeysel uyku var. Derin uyku, bağışıklık sistemini destekleyen hormonların salgılandığı 23.00 ile 03.00 arasındaki uykudur. Bu arada alınan uyku, vücudun en çok ihtiyaç duyduğu uykudur. Ben saat 04.00′te yatayım 8 saat uyuyayım demek bu süreçteki uyuma kadar etkili değildir. Yüzeysel olarak 6 saat uyumaktansa 3 saat bile derin uyunsa bu daha faydalıdır.”

Körlük Artık Tarih Olacak

Posted by: adminin Sağlık
22
Nis

Körlük tarih oluyor
İngiliz biliminsanları körlüğü iyiletirmek üzere dünyanın ilk kök hücre tedavisini geliştirdi.

Uzmanlar, geliştirilen yeni tedavi yöntemi sayesinde, altı ya da yedi yıl içinde yaygın hale gelecek bir saatlik bir işlemle körlüğe son vermenin rutin hale geleceğini tahmin ediyor.

Londra Üniversitesi göz enstitüsü ve Moorfields göz hastanesinden biliminsanları ve cerrahların dahil olduğu bir ekip tarafından geliştirilen tedavi uyarınca, bozulmuş hücre tabakası, embriyonik kök hücrelerinden oluşturulan yeni hücrelerle değiştiriliyor.

Tedavi, körlüğün en yaygın nedeni olan, yaşa bağlı Maküla Dejenerasyonunu (AMD) ortadan kaldırmak üzere geliştirildi.

Yeni tedaviyle, embriyonik kök hücreler, kaybedilmiş hücrelerin kopyalarına dönüştürülüyor. Daha sonra retinanın arkasına konulan yapay bir zar üzerine yerleştiriliyorlar.

İngiliz ekip tarafından tamamlanan laboratuvar denemeleri, kök hücrelerin AMD’ye benzer hastalık taşıyan farelerde körlüğü engellediğini ortaya koydu. Domuzlar üzerinde yapılan deneylerde de başarılı sonuçlara ulaşıldığı kaydediliyor.

Ekip lideri profesör Pete Coffey, tedavinin bir saatten az süreceğini belirterek, “Ayakta tedavi olarak düşünülebilir. Bu tedavinin yagın hale gelmesi için çalışıyoruz” diye konuştu.

İngiltere’deki AMD derneğinden Tom Bremridge de, “Bu hastalar için ileriye doğru çok büyük bir adım. Tedavi onaylanır onaylanmaz, çok sayıda hastaya uygulanabilecek” diyor.

İlaç devi Pfizer, tedavinin hastalara ulaştırılması için araştırmaya mali destek sağlamak üzere talip olurken, ekip, laboratuvar deneylerini onaylatmak üzere başvuruda bulundu. Klinik deneylerinin iki yıl içinde yapılması planlanıyor. Böylece insanlar üzerinde embriyonik kök hücreleri dünyada ikinci kez denenmiş olacak. Embriyonik kök hücrelerinin insanlar üzerinde kullanılacağı açıklanan ilk tedavi, omurilik hasarı olan hastalara yönelikti ve uygulama bu yıl ABD’de başlayacak.

Hantavirüs

Posted by: adminin Sağlık
21
Nis

Hantavirüs bir can daha aldı
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Hastanesi’nde “hantavirüs” şüphesiyle tedavi gören bir kişi daha yaşamını yitirdi.

Zonguldak Karaalmes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde “hantavirüs” şüphesiyle tedavi gören Şahin Sasa yaşamını yitirdi.

Zonguldak ve Bartın’daki hantavirüsüyle ilgili ilk teşhisi koyan Doç. Dr. Güven Çelebi, virüs şüphesiyle izlenen Sasa’nın ön testlerinde virüse rastlanmadığını söyledi.

Doç. Dr. Çelebi, enfeksiyon servisinde izlenen 5 kişiden biri olan Şahin Sasa’nın ölüm nedeninin kesin test sonuçlarıyla ortaya çıkacağını kaydetti.

Güven Çelebi, “hantavirüs” şüphesiyle hastaneye 2 kişinin daha başvurduğunu ve şüpheli tanımına uyduğu için izlemeye aldıklarını söyledi.

“Hantavirüs” şüphesiyle daha önce bir kişi hayatını kaybetmişti.

“Hantavirüs”, fare gibi kemirgen hayvanların atıklarıyla yayılıyor. Virüsün insana bulaşması daha çok solunum yoluyla oluyor.

İnsandan insana bulaşmayan virüsle ilgili henüz bir aşı ya da ilaç geliştirilemedi.

Pages: Prev 1 2 3 ...84 85 86 87 88 89 90 ...103 104 105 Next