Apandist Nedir

Posted by: adminin Sağlık
20
May

 

Apandis nedir?
Apandis; İnce bağırsak ve kalın bağırsağın bitiştiği yerde kalın bağırsağın hemen alt yüzeyinden uzayan bir organımızdır. Bu organ 9-10 cm civarında olabilen ve esasında bir solucana benzeyen yapıdır. Apandis, Etrafı kılacallar ve lenf bezleriyle çevrili mikrobik açıdan oldukça aktif bir yapıdır.

Apandisit (apandis iltihaplanması) nasıl olur?
Apandisin değişik nedenlerle tıkanması sonucu apandis içerisindeki mikrobik içerik gittikce artan oranda iltihap oluşturmaya başlar. bu iltihap zamanla apandisin gerilmesine ve en sonunda da patlamasına neden olur. İşte apandisin iltihaplanması olayına apandisit denir.(NOT: Tıbbi söslük latince kelimelereden oluşur. Latince kelimelerin arkasına gelen -it takısı genelde kelimeye iltihaplanma anlammı katar. Örn: Nefro=Böbrek/Nefrit=böbrek iltihabı gb.)

Apandisit oluşumunda harici etkenler nelerdir?
Apandisit e neden olan harici etkenler tam olarak bilinmemektedir. Ancak yaygın iltihabi vakalar, safra taşları, dışkı yapmadaki problemler. Apandisin tıkanmasını tetikleyen etkenlerdendir. Dolayısıyla bu durumları ortaya çıkartan etkenlerde apandisit in harici etkenlerinden sayılabilir.

Apandisit in belirtileri nelerdir?
Tüm karında veya karının hemen sağ alt tarafında meyadana gelen yaygın ağrılar. Bunu takip eden yüksek ateş ve kusma, sağ karın bölgsinde şiş bir kitlenin bulunması en bilinen belirtilerdendir. Ancak yinede Apandisitin zor teşhis edildiği zamanlarda olur. Şöyleki apandisit her insanda aynı yerde olan bir organ değildir. Bundan dolayı ağrı yerleri farklı olabilmektedir.
Son olarak apandisit günümüz teknolojisinde çeşitli görüntülü teknikler sayesinde kolaylıkla tespit edilebilen bir hastalıktır.

Apandisit tehlikelimidir?
Aslında oldukça basit bir müdahaleyle tedavi edilebilen bu hastalık geç kalındığında kesinlikle öldürücü olabilmektedir.

Apandisit başka hastalıklara neden olurmu?
Evet aapandisit yaydığı mikrop ve ilthap sayesinde karın içerisindeki zar yapılarda d iltihabi vakalara neden olmaktadır.

Apandisit in tedavisi nsıl yapılır?
Apandis karın içerisinde ve bazı dokulardan oldukca bağımsız bir yapıdadır. Bundan dolayı antibiyotiklere diğer organlara göre daha geç cevap verir. Ancak yinede erken teşhis durumlarında antibiyotik tedavisini zorlamak akıllıca olacaktır.
Apandisit ilerleyen durumlarda kesinlikle cerrahi(ameliyat) müdahaleyle alınmalıdır. yarımsaatten 1 saate kadar çıkabilen ameliyat süresinin sonunda hasta 1-2 gün içerisinde taburcu edilebilir.

Şifalı bitkiler:
Apandisit için bilinen bir şifalı bitki yoktur. Ancak Böğütlen çayının oluşumunu engellediği söylenmektedir. Bizim düşüncemiz özellikle safra taşlarını engelleyen şifalı bitkilerin ve bağırsak düzenleyici şifalı bitkilerin bu hastalığın oluşumunu yavaşlatabileceği yönündedir.
not: Kişisel görüşümüzdür denememiş ve onanmamıştır. Kesin tedavi yerine geçmez.

Hemofili

Posted by: adminin Sağlık
19
May

Genel olarak:
Vücudumuzda bir yerimiz zedelendiğinde, bir miktar kan akacak ve hemen ardından akan bu kan pıhtılaşacak ve daha sonra kan akması yavaş yavaş duracaktır. Bunun sebebi, kanımızdaki trombosit ve bu trombositlerle beraber görev yapan bir den fazla faktördür.
Trombositler, vücuttaki zedeli dokuların etrafında birikir birbirlerine bağlanır ve aralarına katılan lifli yapılar sayesinde kanı pıhtılaştırır. Trombositlerle birlikte kanı pıhtılaştıran maddelerin azlığı veya çokluğu durumu kanın pıhtılaşmasını etkileyen bir etkendir.

Hemofili nedir?
Hemofili kandaki pıhtılaşmayı sağlayan faktörlerden birinin olmaması sonucu vücutta meydana gelen kanamaların durmamasıdır. Hemofili-A ve hemofili-B olarak ikiye ayırabileceğimiz hemofili hastalığı anneden gelen bir genle sadece erkek çocuklarda hastalığa nenden olmaktadır. Hemofili kız çocuklarda ortaya çıkan bir hastalıkdeğildir. Kız çocuklar hemofili hastalığını taşıyan bir unsurdur.

Hemofili hastalığı nasıl oluşur?
Normalde bir çocuk, anne ve babadan kromozom denilen yapıları alarak oluşur. Bu kromozomların yarısı anneden yarısı babadan gelir ve çocukların özelliklerini belirler. Saç rengi, göz rengi, boyunun kaç cm olacağı, burnunun şekli gibi bütün faktörler bu genler sayesinde belirlenir. İşte bütün bunların yanında çocuğun kan grubu ve kanının özellikleri de bu genler sayesinde belirlenen bir özelliktir.
Anneden gelen genlerdeki “kan ile ilgili” bir tür bozukluk bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Hemofili hastalığı bulaşıcımıdır?
Hayır hemofili hastalığı asla bulaşıcı değildir. Hemofili hastalığı sadece bir kişiyi ve ondan olacak erkek ve kız çocukları ilgilendiren bir durumdur.

Hemofili hastalığının tedavisi mümknmüdür?
Tedavi tamamen iyileştirip kişiyi normale döndürmek anlamında kullanılıyorsa hemofili hastalığının tedavisi mümkün değildir. Ancak hemofili hastalarının kanamaları durdurulabilmektedir. Bu amaçla üretilmiş birden fazla ilaç vardır bu ilaçlar kandaki pıhtılaşmayı sağlayıcı faktörleri içerir.

Önemli:
Hemofili hastalarındaki kanama miktarı normal bir insanla aynıdır. Hamofili hastalarında ki fark kanamanın çok uzun sürmesidir. Hemofili olan bireylerde, burun kanaması, diş eti kanaması, küçük sıyrık, çizikler, eklem yerlerinin kanaması, darbeler sonrasında ki doku içi kanamaları gibi durumlar oldukca tehli keli olabilmektedir. Bu durumlar önlem alınmadığında ölümlere yol açabilmektedir

Ameliyatlar

Posted by: adminin Sağlık
18
May

 

Ameliyat hakkında:
Meme küçültme memelerin derisi, yağ dokusu ve bezini eksilterek (kesip çıkartarak) yapılan bir ameliyattır.
Büyük ve sarkık memeler fiziksel bir takım rahatsızlıklara yol açarlar. Bunlar arasında, boyun, omuz ve sırt ağrısı, sutyenlerin omuzlarda oluşturduğu rahatsız edici oluklar, memelerde ağrı, meme altında doku yumuşamaları ve dermatozlar(kaşıntılı deri hastalıkları) sayılabilir. Genç kızlarda çok büyük memeler birtakım psikososyal sorunlara da yol açar ki genellikle bunlar utanma nedenidir. Bazı olgularda büyüklük tek taraflı olup, utanma duygusunu daha da artırabilir.
Meme küçültme ameliyatları meme gelişmesini tamamladıktan sonra yapılır. Ancak bunun bazı istisnaları vardır.
Meme büyümesi memenin gelişimine, gebeliğe ve aşırı kilo alımına bağlı olarak sıkça karşılaşılan bir sorundur. Genellikle hormonal bir soruna bağlı olmayan, son 6 ay içinde büyümesi durmuş ve küçültülmesi istenen göğüsler için cerrahi girişim düşünülür.

Meme küçültme ameliyatı yaptırmak isteyenlerin aşağıdaki bilgileri edinmesinde yarar vardır.
—Memelerdeki büyümenin hormonal bir soruna bağlı olup olmadığı,
—Memelerdeki büyümenin devam edip etmediği,
—Memede ele gelen ağrılı veya ağrısız bir kitle olup olmadığı,
—Memede geçirilmiş bir enfeksiyon veya cerrahi müdahale olup olmadığı.

Ameliyattan sonra memelerin işlevleri bozulur mu?
Meme başı ile süt kanalları arasındaki ilişkinin bozulmadığı ameliyat teknikleri öncelikle tercih edilmesine karşın, bazı iri göğüslerde bu ilişkinin bozulduğu ameliyat teknikleri tercih edilebilir.
Eğer ameliyat sonrasında meme başının yeri değişmemiş ve altındaki dokuyla olan irtibatı kopmamışsa meme, emzirme gibi işlevlerini yerine getirecektir. Ancak bu eskiye nazaran daha az gerçekleşecektir.
Memelerin çok büyük olduğu durumlarda meme başı altındaki dokudan ayrılarak yeri değiştirilebilir bu durumda emzirme gibi fonksiyonlar tamamen yok olacaktır.

Meme ameliyatı sonrasında kansere yakalanma riski artar mı?
Hayır, meme küçültme ameliyatı meme kanserine yakalanma oranını artırmamaktadır. Tersine bu ameliyat meme dokusunun küçülmesine bağlı olarak meme kanseri riskini düşürmektedir.

Ameliyat öncesi dikkat edilecekler:
Belirli bir yaşın üzerinde ve ele gelen kitlesi olanlarda girişim öncesi mamografi gibi görüntüleme tekniklerinden yararlanılır. Daha sonra göğüslerin boyutları, deri ve meme bezi özelliklerine göre kullanılması gereken tekniğe karar verilir. Ayrıca adet dönemlerinden önce göğüste gerginlik ve hassasiyet oluşuyorsa ameliyat bu döneme denk getirilmemelidir.
Ailede meme kanseri varsa mutlaka doktora bildirilmelidir.
Yara iyileşmesini olumsuz etkilediği için ameliyattan en az 15 gün öncesinden sigara bırakılmalı,
Aspirin benzeri kan sulandırıcı ilaçlar ameliyattan 1 hafta önce kesilmelidir.
Ameliyat öncesi ağır diyet rejimlerinden kaçınınız.
Soğuk algınlığı ya da başka bir enfeksiyon ameliyatın ertelenmesine sebep olabilir.
Ameliyat öncesinde sizin için gerekli olan tahlilleriniz ve anestezi için ön araştırmalar yapılarak ameliyat öncesi olası riskleriniz gözden geçirilmelidir. Bu sağlık için gereklidir.
Ameliyattan önce 3–4 gün süreyle yumuşak gıdalar alınmalı, posalı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
Ameliyattan bir gün önce akşam saatlerinde libalaks suppozituar ile bağırsak temizliği yapılmalıdır.
Ameliyattan önce en az 6–8 saat aç kalınmalıdır.

Ameliyat:
Ameliyat, işleme bağlı olarak 3–5 saat sürebilir. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir(hasta bayıltılır). Daha önce yapılan işaretlemelere uygun olarak fazla olan deri –yağ ve meme dokusunun çıkarılmasından sonra meme derisi ve meme bezinin ayrı ayrı şekillendirilmesi; meme başı ve areolanın kanlanmasının ve duyusunun korunarak yeni anatomik yerine yerleştirilmesi yapılır.
Meme küçültme ameliyatında kullanılan tekniğe bağlı olarak meme başı çevresini içine alan, ters “T”, veya düz dik bir iz olacaktır. Buradaki iz (skar) yaşam boyu kalır, başlangıçta görünüm olarak rahatsız edici olsa da, zaman içinde iyi sonuç vermektedir. Bu yara izleri başlangıçta pembe-kırmızı renkte iken; hastada patolojik yara iyileşmesi söz konusu değilse aylar içinde giderek solar ve beyazlaşır. İzin genişliği en ideal tekniklerle bile hastadan hastaya değişir. Memedeki bu kalıcı izler genellikle hastalar tarafından problem olarak görülmemektedir.

Ameliyat sonrası:
Bacaklarınızı sık sık hareket ettirmeniz istenir(bacaklarınızda pıhtı oluşmasını engellemek için).
Memelerinizi kavrayan bir cerrahi sütyeni belli bir süreliğine takmanız istenir.
Ameliyat sonrası sıvı gıdalarla beslenmeniz istenir. Bu dönemde kabızlık çekmeniz olasıdır.
Size mutlaka ağrı kesiciler verilir. Bu ameliyat sonrasında ağrılı bir durum ortaya çıkartır.
Ameliyat sonrasında ilk günlerde vücut su toplayabilir. Bu durum hareketinizi de engelleyebilir.
Ameliyat sonrasında ilk günlerde mutlaka kol hareketleri yapmanız istenir.
Ameliyattan sonra 2 hafta boyunca kesinlikle sigara içmemeniz istenir zira sigara ameliyat yaralarının iyileşmesini engelleyen bir faktördür.
Ameliyattan sonra 6 hafta boyunca ağır işler yapmamanız istenir.
Ameliyattan sonra pansuman yerlerine dikkat etmek şartıyla yarım duş almanız faydanıza olacaktır.

Ameliyattan sonra ortaya çıkabilecek yan etkiler nelerdir?
Kanama: Ameliyat sırasında ve sonrasında ameliyat alanlarında nadiren kanama görülebilir. Kan kaybı miktarına göre kan vermek gerekebilir.
Hematom: Operasyon sonrasında meme dokusu altında hematom (kan birikmesi) gelişebilir. Bu durumda cerrahi müdahale de gerekebilir.
Enfeksiyon: Nadiren tüm meme bölgesinde kızarıklık, şişlik, kötü kokulu akıntı ve iltihap görülebilir. Antibiyotik tedavisi uygulanabilir.
Yağ nekrozu: Tüm meme bölgesinde beyaz veya sarı akıntı oluşturabilen ve uzun süre devam edebilecek yağ sızıntısı görülebilir. Bu durumun sonrasında bazen cerrahi müdahale gerekebilir.
Asimetri: Birçok kadının memelerinin biri diğerine göre daha büyüktür. Bu durum meme küçültme ameliyatı sonrasında da ortaya çıkabilir. Bazen cerrahi müdahaleyle düzeltilir.
Skar izi (yara izi):Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatta da mutlaka yara izi olacaktır. Bu iz ilk başlarda pembe renkte olacaktır fakat zaman geçtikçe bu iz vücut rengine doğru değişim gösterir. Bu yara izi asla tam olarak yok olmaz.
Nedbe dokusu: Anormal yara iyileşmeleri sonucunda yara yerinde kaşıntı veya kabarıklık oluşabilir hatta bu kabarıklıklar cerrahi müdahaleye de ihtiyaç duyulabilir.
Duyu kaybı: Meme ucunda duyu kaybı ameliyattan sonra normaldir bazen bu duyu kaybı 3–12 ay kadar devam eder. Fakat genelde 1. yılın sonunda bu duyu kaybı yok olur. Fakat duyu eskisi kadar olamayacaktır.
Tatminkâr olmayan sonuç: Meme küçültme ameliyatından yetersiz sonuç alma olasılığı vardır. Göğüslerinizin şekli ve büyüklüğü sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Bu durumda revizyon cerrahisi (düzeltme işlemleri) gerekebilir.
Ağrı: Memedeki anormal cilt ve derin doku nedbesi ağrı yapabilir.
Alerjik reaksiyonlar: Nadir vakalarda bant, dikiş malzemesi veya sürülen kremlere karşı lokal alerjik tepkiler bildirilmiştir.
Ek Cerrahi Gereklilik: Memelerin eskisi kadar olmasa da tekrar büyümesi, ikinci bir ameliyat gerektirebilir.

Yüksek Tansiyon

Posted by: adminin İlginç Bitkiler
17
May
Pages: Prev 1 2 3 ...83 84 85 86 87 88 89 ...103 104 105 Next