Atatürkçü Düşünce Derneği’nin düzenlediği “Cumhuriyet Mitingi” için vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren Tandoğan Meydanı’na gelmeye başladılar.

Miting nedeniyle başkent Ankara’da geniş güvenlik önlemleri alındı. Mitingin yapılacağı yerler ve civarlar araç trafiğine kapatıldı.

ADD’nin en başta Ergenekon Soruşturması’nı protesto etmek için gerçekleştireceği mitinge, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, meslek odaları ve üniversitelerin ve çok sayıda vatandaş destek veriyor. Saat 12.00′da başlayacak mitinge, katılımın yoğun olması bekleniyor.

Mitingde, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Sekreteri Suay Kraman’ın katılımcılar adına bir konuşma yapması bekleniyor.

ANITKABİR’İ ZİYARET ETTİLER

ADD, bugün yapılacak miting öncesi, mitinge destek veren kitle örgütleri ve vatandaşlarla birlikte dün Anıtkabir’de bir tören düzenledi.

Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakan grup saygı duruşunda bulundu. ADD Genel Sekreteri Suay Karaman, Anıtkabir özel defterine, “Rahat uyuyun, sizden aldığımız ışıkla bütün güçlüklerin üstesinden geleceğiz” diye yazdı. 

Diyaliz

Posted by: adminin Sağlık
27
May

Diyaliz:
İnsanlarda karın bölümünün ortalarına yakın kısmında vücudun her iki yanında bulunan organlara böbrek denir. Böbrekler vücutta kanın süzülmesi ve kan içerisinde bulunan üre, ürik asit, fazla su ve zehirli maddelerin süzülmesiyle görevlidir.
Bu organlarımız görevlerinin yapamayabilirler. Bu durumda bu organların yapamadığı “kanı süzme işlemini” bizim makineler yardımıyla yapmamız gerekir. İşte bu makinelerle yapılan kanın süzme işlemine diyaliz denmektedir.
Diyaliz işleminde;

Atıkların, tuzun ve suyun vücutta birikmesinin engellenmesi,
Potasyum, sodyum, ürik asit, amonyak ve bikarbonat gibi bazı kimyasal maddelerin güvenli düzeyde tutulmasının sağlanması,
Kan basıncının kontrol altında tutulması,
Bazı zehirli maddeler ve ilaçlar atıklarının kandan temizlenmesi gibi amaçlar güdülür.
Diyaliz; Hemodiyaliz ve Periton Diyaliz olmak üzere ikiye ayrılır.

Hemodiyaliz:
Bu yöntemde atıkların, kimyasal maddelerin ve fazla suyun dışarıya alınması Hemodiyalizör adı verilen bir alet yardımıyla yapılır.
Hemodiyaliz işlemi; koldan veya bacaktan damar içerisine ine yardımıyla girilerek ve buradan alınan kanın Hemodiyalizör makinesinden geçirilerek süzülmesi işlemidir. Bu süzülen kan daha sonra tekrar damara verilir. Böylece eksilen ve süzülen kan temiz olarak tekrar vücuda verilmiş olur.

Hemodiyaliz sırasında istenmeyen olasılıklar:
Her ne kadar dikkat edilmiş olsa da hemodiyalizden dolayı bazı istenmedik durumların ortaya çıkma olasılığı vardır. Bu durumlar,

Setlerin takılması sırasında damara giriş problemleri
Kan dolaşımına hava kaçağı
Giriş yerinden olabilecek kanamalar
Setlerde kanın pıhtılaşması ve buna bağlı kan kayıpları
Kandaki alyuvarların ani olarak parçalanması
Kan dolaşımı içine mikropların girmesi (sepsis)
Vücut ısısının aşırı düşmesi (hipotermi)
Vücut ısısının yükselmesi (ateş)
Alerjik reaksiyonlar (set sistemi veya diyalizöre karşı)
Gerekirse kan verilmesi ve bu sırada ortaya çıkabilecek alerjik reaksiyonlar
Tansiyon yükselmesi (hipertansiyon) veya tansiyon düşmesi (hipotansiyon)
Kalpte ritim bozuklukları (kardiyak aritmiler)
Ani kalp durması (kardiyak arrest)
Karın ağrısı
Akciğerlerde fazla sıvı birikmesi (akciğer ödemi)
Nöbet geçirme, bilinç değişikliği, kafa içine kanama şeklinde sıralanabilir.
NOT: Bu durumları engellemek için yapacağınız fazlaca bir şey yoktur. Ancak diyaliz merkezlerini iyi seçmek veya gördüğünüz aksaklıkları gerekli birimlere hemen bildirmek sizler ve sizin gibi binlerce hasta için oldukça önemlidir. Bu konuda duyarlı olmanız gerekmektedir.

 
Peritonal Diyaliz:
Bu diyaliz şekli genel anestezi altında yapılacağından zor ve olası büyük sorunları olan bir diyaliz şekildir. Ancak Hem diyalizin yapılamayacağı durumlarda başvurulabilecek bir yöntemdir.
Peritonal diyalizde karın bölgesine yapılan kesiden sonra hastanın karın boşluğuna kateter yerleştirilir. Daha sonra diyaliz için karın boşluğuna diyaliz sıvısı doldurulur ve belirli bir süre bekledikten sonra bu sıvı alınarak yenisi karın boşluğuna doldurulur. Yabancı maddeler dışarıya atılmış olur. Bu yöntemde kandaki yabancı maddeler karın zarındaki kılcallar yoluyla uzaklaştırılmaktadır.

Periton diyaliz de istenmeyen etkiler:
Hemodiyalizde olduğu gibi periton diyalizinde de bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunlar;

Karın zarının ve karın boşluğunun iltihabı (peritonit)
Kateterin çıkış yerinde iltihap
Karın içi organlarının iltihabı
Hidrotoraks (göğüs kafesinde sıvı birikmesi), karın duvarında ve kasık bölgesinde diyaliz sıvısının sızması
Karın içi ya da dışına kanama (hemoraji)
Bağırsaklar ya da diğer karın içi organlarında zedelenme ya da yırtılma,
Bağırsakların çalışmasının durmasına bağlı barsak tıkanması (intestinal obstrüksiyon)
Tansiyon düşmesi (hipotansiyon)
Vücuttan protein kaybı, iştahsızlık
Kan şekeri yükselmesi (hiperglisemi)
Tansiyon yükselmesi (hipertansiyon)
Kalpte ritim bozuklukları, şeklinde sıralanabilir.
Diyaliz Hastaları için diyet ve beslenme esasları:
Eğer diyaliz hastası iseniz en çok dikkat etmeniz gereken şey beslenme rejiminiz ve kilo sorunlarınız olacaktır. Az kilolu olmak veya çok kilolu olmak diyaliz hastaları için olumsuz bir durumdur. Diyaliz e girme sıklığınıza göre su alınımınız da önemlidir ve kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur

Uyuz

Posted by: adminin Sağlık
26
May

GENEL OLARAK:
0.3 mm büyüklüğünde olan uyuz paraziti. İnsandan insana temas veya eşyalar vasıtasıyla bulaşırlar. Uyuz insan derisinde oluşturduğu galeriler(tüneller)de yaşar ve ürer. Bu canlılar genellikle geceleri deri dışarısına çıkarak buralara yumurta ve dışkılarını bırakırlar. İşte bu dışarıya çıkma seansları sırasında uyuz parazitine yakalanmış olan kişilerde ciddi bir kaşıntı nöbeti başlar. İnsanı canından bezdiren bu kaşıntılar gece uykularını engeller. Bu durumda oldukça yorulmuş olan kişide uyuza bağlı olarak sosyal ve kişisel huzursuzluklar ortaya çıkmaya başlar. Ciddi stres yaşayan hasta etrafıyla çalkantılı dönemler geçirmeye başlar. Uyuz paraziti bu yönüyle oldukça tehlikeli olabilmektedir.

UYUZ PARAZİTİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Uyuz bir insana bulaştıktan hemen hemen 30–40 gün sonra belirti vermeye başlar.

Geceleri şiddetlenen kaşıntı,
Vücutta iltihaplanmalar,
Deride kabuklanma,
Özellikle vücudun yumuşak dokularında kızarıklık ve dönem dönem artan kaşıntılar,
UYUZ PARAZİTİ VÜCUDUN HANGİ BÖLGELERİNDE GÖRÜLÜR?
Vücudun yumuşak dokuları ve zor erişilebilir gizli kalmış bölgeler uyuz parazitinin sıklıkla yaşadığı yerlerdir. Bunlardan;

Parmak araları,
El ve kol eklemlerinin iç kesimleri,
Erkek organlarından penis ve yumurtalıkların alt kesimleri,
Erkekte ve kadınlarda kasık bölgeleri,
Dişi genital organları,
Koltuk altları,
Göğüslerin alt kesimleri sayılabilecek başlıca bölgelerdir.
Bu bölgelerde görülen kızarıklık ve şiddetli kaşıntı uyuz parazitinin işareti olabilir. Özellikle geceleri artan ve dayanılmaz olan kaşıntılı durumlarda uyuzdan şüphelenmek için yeterlidir. Bu kaşıntıların uykudan uyandırır şiddette olması ise kesinlikle uyuzu işaret eder

UYUZ PARAZİTİNİN TEDAVİ YOLLARI NELERDİR?
Uyuz parazitine yakalanmış çocuk ve yetişkinlerde tedavinin farklı farklı olduğunu bilmelisiniz. Bu açıdan yaklaşıldığında bir uzman görüşü çok önemlidir. Genellilikle uyuz tedavisi; uyuzun kesin teşhisinden sonra verilen ilacın tarif edildiği şekilde kullanılması ve eşyaların sıkı bir temizleme ve arındırma işlemlerinden geçirilmesiyle mümkündür. Özellikle uyuz parazitinin ortaya çıktığı ortamda bulunan eşya veya bireyler bu tedavi ve temizlik sürecine katılmak zorundadırlar.

UYUZ PARAZİTİNİN ŞİFALI BİTKİLER YÖNTEMİYLE TEDAVİSİ;
Terkip 1:«Tereyağı ile kına merhem yapılır ve sürülür»

Terkip 2:«Kükürtlü su ile pansuman yapılır»

Terkip 3:«Kuzukulağı kökü, sirke ile kaynatılarak sürülür»

Terkip 4:Mahmude, sirke ile kaynatılır. Elde edilen mayi sürülür»

İshal

Posted by: adminin Sağlık
25
May

 

İSHAL (DİARE):
Normal bir insanda bir haftadaki dışkı ihtiyacı 3-20 arasındadır. Haftada 25 den fazla olan ve dışkılama esnasında fazlaca su kaybedilen durumlara ishal denir.
Bağırsaklar; sindirilmiş olan besinlerdeki besleyici maddelerin ve suyun emilmesini sağlayan organlarımızdır. Bu organlarımız sindirilemeyen posalarında vücuttan atılması işlevinde öncü rol üstlenirler. Bağırsakların görevini tam olarak yerine getirememesi ishale neden olur. İshal nedenleri çok çeşitli olmakla beraber aşağıdaki sebepleri örnek olarak saya biliriz.

  • Gastroenterit(mide, bağırsak iltihabı),
  • Bazı ilaçlar,
  • Bağırsak ülserleri,
  • Kanser vakaları,
  • Bağırsak veremi,
  • Ameliyat sonrası etkiler,
  • Troid bezinin aşırı çalışması,
  • Şeker olmayan tatlandırıcıların fazlaca kullanılması.

İSHAL İHMAL EDİLMEMELİDİR:
İshalde ciddi oranda su, besin ve elektrolit kaybı yaşanır. Vücudumuzun belli bir oranda su tutulması ve eksilen suyu da yerine koyması gerekir. Ancak ishal vakalarında vücudun su kaybı çok fazla olduğundan bu başarılamaz. Ve ishal olan insan fizyolojik susuzluk çekmeye başlar.
Diğer yandan vücuda alınan besin maddelerinden elde edilen besinler de ishal nedeniyle kana alınamadan kaybedilir. Bu vücutta yeterli beslenmeye bağlı sorunları da beraberinde getirir.
Diğer bir tehlike ise elektrolitlerin ve inorganik maddelerin kaybedilmesidir. Bu oldukça büyük sorunlara neden olan bir olaydır. Şöyle ki in organik maddeler ve elektrolitler, vücudumuzun ve vücut fonksiyonlarımızın düzenlenmesini sağlamaktadır. Örneğin; kas ritimlerini ve kasılmalarını düzenleyen in organik madde potasyumdur. Potasyum eksikliğinde ortaya çıkan yan etkiler çok tehlikeli olabilmektedir. Potasyum, mağnezyum, sodyum, klor gibi in organik maddeler ishal sırasında kaybedilen önemli inorganik maddelerdendir.

ÇOCUK ve BEBEKLERDE İSHAL:
Çocuk ve bebeklerde ishal özellikle dikkat edilmesi gereken vakalardandır. Çok kolay teşhis edilebilen ve tedavisi kolay olan ishal çok ciddi çocuk ve bebek ölümlerine yol açmaktadır. Bunun sebebi önemsenmemesidir. ishalin çocuk ve bebek ölümlerine neden olmasının en büyük sebebi su, besin ve inorganik meddelerin bu yolla kaybedilmesidir. İshalin kaybettirdiği su, besin ve elektrolitin yerine konması çocuk ve bebek ölümlerini azaltacaktır.

İSHAL(DİARE) TEDAVİSİ:
İshalin tedavisi için öncelikle ishale neden olan durumun tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu tedaviyle paralel olarak ishal olmuş hastaya su ve kaybedilen maddeler verilmelidir. Özellikle in organik maddelein ağız veya damar yoluyla kesinlikle verilmesi gerekmektedir.
Çocuk ve bebeklerde ise kaynatılmış ve soğutulmuş bir litre su içerisine 1 çorba kaşığı şeker, bir çay kaşığı tuz ve bir çay kaşığı karbonat katılır bu karışım çocuğa bir gün içerisinde verilmeye çalışılır. Eğer verilemezse ertesi güne kalan miktar çocuğa veya bebeğe verilmez yenisi hazırlanmalıdır.

İSHAL TEDAVİSİNDE KULLANILAN ŞİFALI BİTKİLER:
Ahlat(yabanarmudu), Anason, funda, Böğürtlen, funda(süpürge otu), hayıt ve nergis gibi bitkilerin ishal de kullanıldığı bilinmektedir.

Pages: Prev 1 2 3 ...81 82 83 84 85 86 87 ...103 104 105 Next