Türk futbolunun renkli siması Yılmaz Vural, yine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kasımpaşa’nın başarılı hocası, Fenerbahçe ile medyatik bir karşılaşma oynayacaklarını söylerken Sarı-Lacivertli takımın yarınki maçta hata yapma lüksünün olmadığını belirtti. Vural, şampiyonluğun ise Bursaspor’a daha yakın olduğunu savundu.

Sıfır puanla aldığı Kasımpaşa’ya oynattığı pozitif futbolla herkesin beğenisini kazanan Türk futbolunun gezgin efsanesi Yılmaz Vural, Fenerbahçe’yi ikinci kez mağlup etmenin planlarını kuruyor. Vural, Alman meslektaşı Christoph Daum’la eşit şartlarda çalışmamasına rağmen Fenerbahçe’yi yenmesinin sürpriz olmayacağını söylüyor. Ömrünün üçte ikisinin yeşil sahalarda geçtiğini ifade eden tecrübeli teknik adam, buna rağmen kendisine yeterli değerin verilmemesinden dolayı dertli. 3 yıl sonra teknik direktörlüğü bırakmayı planlayan Vural, her zaman olduğu gibi sorularımıza dobra dobra cevaplar verdi.

Sıfır puanla aldığınız Kasımpaşa’yı ligin en popüler ekibi yaptınız. Hatta ‘Barcelona gibi oynuyor’ diye yorumlar bile yapıldı takım için. Geriye dönüp baktığınızda Kasımpaşa hakkında neler söylersiniz?

İyi ki gelmişim buraya diyorum. Çünkü iyi bir ortamda çalışıyoruz. Oyuncularla olsun, Kasımpaşalı taraftarlarla olsun inanılmaz güzel bir diyaloğumuz var. Her takımda kolay kolay yakalanmayacak bir durum. Çok şükür bu diyalog sonucunda kendi uzmanlığımızla, yönetici becerimizle takımımızın bu çıkışı yapmasına biraz neden olduysak ne mutlu bize.

Düşündüğünüzü direkt söylemekten çekinmeyen bir futbol adamısınız. Bu bağlamda Daum’la atışmalarınız oldu. Pişman mısınız? Ben sevgili Daum’un nezdinde hep yabancı hocaları tartıştım. Onun hatalarını söyledim. Hem maddi hem manevi. 4 milyon Euro veya 3 milyon Euro. Bilmiyorum. Allah versin, gözümüz yok. Biz de bu âlemde çalışıyorsak, biz de onun takımını alt edebiliyorsak niye onun onda birini alıyoruz? Arz-talep olayı diyeceksiniz ama bu bir haksızlık. Hatta 8 tane maç kazandı fakat 7 tane arkadan maç kaybetti, o maçlarda bir Türk antrenörü olsa ne olurdu? O zaman bu tolerans niye bu kadar yabancılara? O zaman çıldırıyorum. Seçicilere şunu demek istiyorum: Kardeşim bu kadar şeye gerek yok, abartıyorsunuz. Bunu Türkler de yapıyor. Ben seninle 32 maç oynamışım, 16’sını kazanmışım. 14′ünü kaybetmişim, 2 berabere kalmışım. Bunları becerebiliyorsam, bu adam bunu yapıyorsa bir dakika denmez mi? Hemen bu takla atıyor, hafif adam, bizim camiayı temsil edemez. Ben de hemen onu örnek veriyorum, onun nezdinde söylüyorum.

Ligde son 4 haftaya girilirken şampiyonluğun en büyük adaylarından Fenerbahçe ile hafta sonu kritik bir maça çıkacaksınız.

Ben küme düşmüş bir takımın başında oldum. Acımadılar bize. Anamızı ağlattılar. 27. hafta 37 puanla UEFA Kupası’na gidebilir miyiz, derken son 7 haftada 2 puan alabildik. Türkiye ligi tarihinde 39 puanla 3. küme düşen takımız. 39 puanlı takım hiç düşmedi bu ligde. Ben bunu yaşayan birisi olarak Fenerbahçe’nin mücadelesine saygı duyuyorum. Şöyle bir demeç verdim. F.Bahçe’nin antrenörü ya da oyuncusu olmak istemezdim diye. Niye? Çünkü çok gergindirler. Ufacık hata yapmamaları lazım. Bizim böyle bir derdimiz yok. 1 puana ihtiyacımız var. Neden? Çünkü Diyarbakır 4 kazandı, biz 4 kaybedersek bizi ikili averajla geçer. Matematik var yani. Bu maç medyadik maç. Önemli ve büyük bir takımla oynuyoruz. Umarım Allah herkesin gönlüne göre verir.

Fenerbahçe’de çekindiğiniz futbolcu var mı? Hangi futbolculara önlem alacaksınız?

Tabii ki takım hakkında önlem alıyorsunuz. Bu takım ne oynuyor? Şunu oynuyor. Önde basıyor. Genel uygulamasına önlem alacağız. İçeride de özel işler var. Fenerbahçe’de Alex’iyle Emre’siyle lider oyuncular var. Kötü de oynasalar tabii ki onlara önlem almak zorundayız. Bir sürü farklılıkları olan oyuncular bunlar.

Bilica’nın penaltı kazısına ne diyorsunuz? Siz Bilica’nın hocası olsaydınız ceza verir miydiniz?

Ya bu bir kere çok komik bir şey. Antrenörü maçtan önce ‘penaltı yaparsan oğlum git orayı kaz’ dediyse çok ayıp bir şey. Ama çocuğun o andaki psikolojisi. Adam toprağı kazıyor, komik bir şey.

Daum’la yine uzaktan şut atılmasıyla ilgili hafif bir sürtüşmeniz olmuştu. Türk futbolcusu niye uzaktan şut atmıyor? Bunu neye bağlıyorsunuz?

Daum demişti bunu ama isim vermedi ki. Delikanlıysa isim verseydi. Kendi kendine söyledi. Birilerini kast ediyor. Siz de hemen bizi kastettiğinizi söylediniz. Ben hiç üstüme alınmadım. Bana ne? Adamın Türk antrenörü hakkında kanaati böyleymiş. Ben mi Türk antrenörünün savunucusuyum? Çıksın o zaman Daum’a kabadayılık yapsınlar. Kimse bir şey demiyor. Biz çıkıyor diyoruz. Gerisi öylece bakıyor. Tartışmayı izliyor. Bana ne? Türk antrenörü çıksın şunu desin: Sen kimsin bana dil uzatıyorsun? Hani bunların antrenörler derneği? Çıkıp desene: ‘Hey Daum terbiyesizlik yapma!’ Disiplin cezası versin, kınasın. Bir şey yapsın. Sen Türk antrenörü aşağılayamazsın, desin. Demiyorlar. Bana ne? Baba yapmış orada oteli, istirahatine bakıyor.

Kışlıkların tamamen raflara kaldırıldığı, hafta sonlarının piknik planlarının yapıldığı güzel ilkbahar mevsiminin tadını çıkarma fırsatı yakalayanlar için 23 Nisan tatili de değerlendirilmesi gereken bir hafta sonu tatili niteliğindeydi. Ulusal Egemenliğin Kayıtsız şartsız kabul edilişinin 90´ıncı yılında Batman manzaraları da bir o kadar ilginçti. Batman´da kim var kim yoksa Atatürk anıtına çelenk koymuş, katılanların hepsi saygı duruşu ve istiklal marşından sonra Şehir stadına doğru yol almak için öncelikle bir mola vermişlerdi. Hemen öncesinde ise, “A” Protokolünün dizilişi ve 3 aktörünün yanında bu kez çocuklar yerlerini almıştı. Belki hepsi ömürlerinde ilk kez bir resmi bayramın A protokolünü yaşamışlardı. “A” Protokolü diyince yine bilindik bir manzarayla karşılaştık, gerçi katılımcılar için ezber olmuştu ama değişmeyen Türkiye manzaralarında BDP´li Belediye Başkan Vekili, vekilini tören alanına görevlendirmişti. Yani, vekilin vekili “A” protokolünde yerini almıştı. BDP yine parti olarak çelenk koyma törenine katılmamıştı. Değişmeyen tek şey sıra sıra dizilmiş çelenklerin arkasında saklı fotoğraftı. İl Genel Meclis Başkanı Salih Aktan ve Batman İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Baş ile yol üstü sohbet ede ede Yavuzlar pastanesine doğru yürüdük. Dr. Baş, Aktan´ın elinde sigarayı görünce, Aktan´a rica ederek sigarayı bırakma talebi bulundu. Aktan´da nezaketen Müdürü kırmayarak elindeki sigarayı atmak istedi ama Dr. Baş, bir jest yaparak elinden sigarayı aldı ve yolda çöp kutusu görmeyince 20 metre ötedeki hastanenin yanındaki çöp kutusuna sigarayı söndürerek attı. Kasıntı olmadan, alçak gönüllülüğüyle “Baş” yine örnek davranışta bulunmuştu. Dr. Baş´la sohbet ederek Yavuzlar Pastanesinde oturan; Ak Parti İl Başkanı Ziver Özdemir, İl Özel İdare Genel Sekreteri Yusuf Karatoprak, Bayındırlık Müdürü M.Ali Tunç, Çevre Orman Müdürü İskender Sünger, Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Fırat, İl Genel Meclis Başkanı Salih Aktan(Beyaz Saçlı Kürt) Baro temsilcisi ve diğer kişilerin yanına geçtik. Dr. Baş, masa da sigara içilince “sigara içilmediği takdirde otururum” talebi yanıtsız kalınca Baş, başka bir masaya geçti, belli işte adam sigarayı sevmiyor, saygı duyup nezaketen de olsa içilmemeliydi. Tabi bu diyalog yaşanmadan ve biz masaya oturmadan birkaç saniye öncesi Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Fırat, Ak Parti İl Başkanı Ziver Özdemir´le sohbetini keserek yanındaki sandalyeden kalkarak aramızdan ayrıldı, herhalde işi çıktı ki ayrılmak zorunda kaldı. BDP´li Aktan, AKP´li Özdemir yan yana oturmuş, memleket meselelerinden, Anayasa Paketi değişikliğine varıncaya kadar koyu ve hoş bir sohbet edasında görüşlerini paylaşıyordu. Baro temsilcisinin Belediyecilik hizmetindeki aksaklıkları dile getirmesi ve memleketin daha iyi bir belediye hizmetini hak ettiğini dile getirmesi üzerine, Aktan´da hem Belediye´yi hem partisini haklı donelerle koruyarak, hizmetinde diğer kentlerin belediyelerine göre daha iyi olduğunu ve bundan sonra da daha iyi olacağını ifade etti. Belediye çok zorlu bir süreçten geçiyor, Başkan Atalay´ın tutuklanmasından sonra Belediye enkaza döndü, toparlayamadı; belediye artık biran önce kendi toparlamalı, Atalay olsa ya da olmasa sonuçta bu iş yönetim ve ekiple yapılması gereken bir çalışma prensibidir. Her ne kadar BDP´li Batman Belediyesi çalışmıyor gibi gözükse de geçtiğimiz gün ifade ettiğim gibi Ak partili bir Bingöl Belediyesini de cebine koyup çıkarabilecek gelişim kaydetti. Kuyubaşı Toki´lerin su sorununun mücavir alan ve Özel idare Genel Sekreteri Karatoprak´ın boru yardımının yapıldığını belirtmesi üzerine Aktan´da bu sorunun çözülmesi için çalışıldığını vurguladı. Açık sözlü ve kimi zaman kendilerini de eleştiren Aktan, Vali Turhan hakkında da olumlu yorumlarda bulundu… Aktan´a Batman Ak parti yönetimi hakkında ve çalışmalarına destek olunup olunmadığı sorusunu da Ziver Özdemir yanında iken sordum. Ortam açık ve kim ne söylerse kayıtta. Aktan, kendi iş alanı içinde Ak partili Ziver Özdemir´den sıkıntılarının olmadığını aksine kimi zaman ortak çalışmanın gerektiği yerlerde de köstek olmadıklarını belirtiyordu. Aktan, yalnız Kara Perşembe olarak adlandırılan Belediye Başkanının tutuklanması konusunda yapılan eylemde Özdemir´i de görmek istediğini dile getiriyor, keza Özdemir´de “dinimizde Perşembe günü kara değildir. Başkan Atalay´ın mahkemesine birlikte gitmeye hazırım” diyordu. Halk evlerini ziyarete ne zaman gideceğini sorduğum Özdemir, Aktan ne zaman davet ederse bizlerde o zaman gitmeye hazırız, yorumuyla Aktan´ın da daveti oracıkta geldi. Birkaç gün içinde Batman Ak Parti İl Başkanı Ziver Özdemir BDP´li Belediyenin Halk evlerine ziyarette bulunacak. Gecikmiş bir ziyaret bile olması Özdemir´in gitmeye hazır olduğunu vurgulaması, iki parti arasındaki uç noktalarında artık kırılacağını gösteriyor. Kasıntı bir il başkanı olmayan Özdemir, BDP´li Belediyeye Batman´a sunulacak her türlü projeye de hazır olduklarını belirtmesi zor günler geçiren Belediyenin sahip çıkılması açısından da olumlu bir hava yaratıyor. Belediye de bizim Batman´da, herkesin sahip çıkıp bu kenti daha yaşanabilir bir hale getirmek için çalışmaya özendirmeli. Batman´a sahip çıkılmalı, Batman halkının işsizlik sorunu da bir an önce yatırım planlarıyla hayata geçirilmeli. İstihdama dönük yatırımların olmayışı, gençlerin de sosyolojik olarak boşlukta kalmasına neden oluyor. Bugün bu gençler işsizse ve insanlar bunalım yaşayıp huzursuz oluyor, keza intihara teşebbüs edip ya da hırsızlık yapıyorsa bunun sorumlusu bu insanlar değil onlara sahip çıkamayanlardır. Batman´ın gençlerine sahip çıkamayanlara da kimse sahip çıkamaz, kimse de sahiplilik beklemesin.

GÜNÜN SÖZÜ

Şaman inanışıyla din çelişkisi yaşayan Türkiye ara da bir Müslüman takılıyor…(

Hatay’da, sınır komşusu ülkelerle vize uygulamasına son verilmesi dolayısıyla yaşanacak hareketliliğin yanı sıra tarihi, kültürel ve coğrafya açısından potansiyel de dikkate alınarak, ”Eski Antakya Evleri ”nin turizme ve eğitime kazandırılması, konukevi olarak değerlendirilmesi amacıyla projeler geliştirildiği bildirildi.

Antakya şehir merkezindeki Kurtuluş Caddesi’nde 686’sı tescilli bin 230 nitelikli evin restore edilerek değerlendirilmesini arzu ettiklerini vurgulayan Hatay Valisi Mehmet Celaletin Lekesiz, ”Eski Antakya Evleri”nin kente kazanılması yönündeki çalışmalara öncülük yapmak amacıyla bunlardan ikisini satın aldıklarına işaret etti.

Evlerden birinin, 18 odası bulunan Eski Hatay Meclisi Başkanı Merhum Abdulgani Türkmen’e ait olan, daha sonraki yıllarda Halkevi, düğün salonu ve son olarak da İmam Hatip Lisesi olarak değerlendirildiğini, diğerinin ise Gazipaşa Mahallesi’nde bulunduğunu belirten Lekesiz, ” Buraların restorasyon çalışmalarına yakın zamanda başlayacağız. Özellikle, 18 odalı mekanı konukevi ve Kültür Sanat Merkezi yapmayı hedefliyoruz. Türk sanat ve halk müziği, resim atölyesi, şiir ve sohbet odaları, hatta yerli yabancı turistlere hitap edecek fasıl heyeti etkinlikleri için değerlendirmeyi düşünüyoruz.”

Vali Lekesiz, diğer evi de ”Kadın Aile Danışma Merkezi” yapacaklarını, burada kadınlara cam süsleme, mozaik, hat sanatı eğitimi vereceklerini, yöresel hediyelik eşya yapmalarını sağlayarak meslek edindireceklerini kaydetti.

STK’LARA ÇAĞRI

Eski Antakya Evleri’ni restore ettirerek turizme kazandıranların harcamalarının yaklaşık yüzde 30′unun Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılandığını ifade eden Lekesiz, ”Tüm sivil toplum kuruluşlarından birer Antakya evini tarihi dokusunu bozmadan restore edip projeye katkı sağlamalarını bekliyoruz. Proje ve imar konusunda da gerekli kolaylığı göstereceğiz” dedi.

AVRUPA ÖRNEĞİ

Adalet Bakanı ve Hatay Milletvekili Sadullah Ergin’in tarihin yaşatılması ve ayağa kaldırılmasında önemli çabasının bulunduğunu belirten Lekesiz, şunları kaydetti:

”Bakan Ergin ve iş adamlarıyla İspanya’da fuara katıldık. Turistik Toledo Kenti’ni ziyarete gittik. 70 bin nüfuslu ve dağın tepesine kurulu Toledo’da eski tarihi evleri 27 yılda restore ederek turizme kazandırmışlar. Geceliğini de 100-150 Avro’ya kiralıyorlardı. Kaldı ki bizim evlerin mimari yapısı, dar sokakları, avluları, içinin serin olması, ayrıca cami, havra, kiliselerin de sırt sırta bulunması turistlere daha cazip gelecek.

Havaalanımıza Avrupa’dan direkt uçuşların başlaması, Suriye, Lübnan, Libya ve Ürdün gibi ülkelerle vizenin karşılıklı kalkması da bu gibi tarihi evlere olan ilgiyi artıracağına inanıyorum. Genelde turistler çok katlı oteller yerine bu gibi mekanlarda kalmayı tercih ediyorlar.”

Yaklaşık 190 kişinin üye olduğu bir sosyal paylaşım grubunun ‘özgür seks’ partileri, Çin’i ayağa kaldırdı.

PEKİN – İnternetten iletişim kurarak toplanan grubun düzenlediği partiler, ülkede pek çok insanın ‘eş değiş tokuş fantezisi’ yaptığını ortaya çıkardı. Grupta üniversitede görevli profesörlerden kasiyerlere kadar farklı meslek ve sosyal sınıflardan pek çok kişinin bir araya geldiği görülüyor. Gizli düzenlenen partiler, bir kadının katıldığı radyo programında anlatmasıyla deşifre oldu. Grubu bir üniversite profesörünün internetteki sohbet odaları sayesinde oluşturduğu ve yönettiği belirtiliyor. Polis olayla ilgili olarak 14’ü erkek, sekizi kadın 22 kişiyi tutukladı. Yetkililerin bu kişileri fuhuş suçundan beş yıla kadar hapisle cezalandırması gündemde.

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...103 104 105 Next