Archive for the "Şiir Dünyası" Category

Sevdamın Adı Ayrılık

Posted by: Sedefin Şiir Dünyası
25
Ağu

Benim yüreğimden
Bir parça koparıyor ihanetin,
Yalanlar her soluk alışta
Saplanıyor kurşunlar gibi bedenime,
Mutsuzluğum aldanışlarda kök salıyor.
Umutlarım puslu karanlıklarda
Bir kurtuluş ışığı arıyor,
Boğuluyorum dipsiz girdaplarda…

Öfkeli nefretimi
Üzerime yapışmış gibi atamıyorum,
Ruhum ayrılığın acısıyla titriyor,
Kendimi arıyorum karanlık dünyada
Kayboluyorum avuçlarımdaki kör ışıkta.
Acının baharını yaşıyorum şimdi,
Sevda türkülerinin söylendiği her gecede
Efkar şafak vakti gibi çöküyor yüreğime…

Gözlerimin derinliğine
Hasretin sızıyor buram buram,
Bakmayın gönlümün delilendiğine
Hala kırılmış aşkımı yazıyor sevdam.
Dökülüp gidiyor hüzünlerim akşamın içinden,
Köpük köpük taşıyor gönlüm
Dönüşü olmayan sevgimden,
Başka bir adı varmı isyanımın.
Yüreğimdeki ateşin kıvılcımıyla
Çöl yangınında hala yüreğim…

Biliyorum
Dönüşü yoktur zamanın,
Vakti yoktur ayrılığın,
Hüzünlerde saklıdır ondaki zulüm,
Alnımızdaki kaderdir,
Boyun eğmektir umutsuzca,
Tebessümün dudaklarda donması,
Yıldızların gözyaşlarına kavuşmasıdır,
Yürekten dökülen yanık bir türküdür,
Nasırlaşmış eldir,
Bitimsiz bir elemdir,
Gönüldeki sönmeyen yangındır,
“Sevdamın Adı Ayrılıktır”…

Acı bir hayat.

Posted by: Sedefin Şiir Dünyası
25
Ağu

Bir tek senin aşkın mı aşk?
Sen misin sevda yanığı kaçak
Ben seni sevdim seveli yandım
Yandım,yandım sende söndüm

Hayat bana bir dargın bir barışık
Her günüm senle karma karışık
Çakmak, çakmak gözlerinde ışık
Senin sevdan bende, barut fişek

Ulaşılmayı beklerken ayrılık
İkimizin kaderi olsa gerek
Bana ayrılık yazan felek
Sensizliğini bana giydirecek

Yapma be sevdam ağlama artık
Bu kader senin değil benimdir
Sana gelen bu ayrılık, firak
Bende oluyor acı bir hayat

Yüreğim Yangın Yeri

Posted by: Sedefin Şiir Dünyası
25
Ağu

Okşarken kalbimi karbeyaz bulutlar,
Duman renkli güvercinler konarken dudağına gökyüzümün,
Afet-i başlattı birden gidişin.

Org melekleri uçuştu
Ellerime dokundu sevda remilli bir cinayet.
Devlet arması koparılmış bir zafer tacı gibi,
küle ve tuza bandın bu sevdayı.

Gidişin gönlümdeki yanardağın patlamasıydı
Ve bir bir eritmesiydi uvuzlarımı…

Perdeler indi,tozlar uçuştu,gözyaşı yağmur oldu
Yandım ateşlerle dondu toprağım
Ve gördüm hasretinle çürüyen günlerimi…

Sürüklendim sonra,tutarak bir atın yelesinden
arasından geçtim insanların,bir gürültüyle
duyan olmadı…..

Dağlara çıktım sonra,
en keskin şarkıları dillendirerek yorgun dudaklarımla,
geçmişi seyrettim gözbebeklerimin içindeki suzişanla..

Parçaladım hücresini yaşamın,
suyu havaya ekledim,ikisini toprağa.
Toprağı dinledim yalınayak aştım koruları
Ama yinede o mutad işaretini bulamadım,vaad ettiğin cennetin.

Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe gibi,
Sakladım,sol mememin altındaki cevahir’de,kanatlarımı.
Kadınlığın böyle karşıma dikeldikçe utandım,
Savaşamadım içimdeki yangınla.

Hayatla katlayamadım genç yaşımı,
Yirmimde çarptı beni bu ayrılık firak-ı.

Perdeler çekili,kapılar sürgülü,bahçe duvarları yıkık,
Yazlar,baharlar yokuş aşağı yuvarlandı
Deli bir poyraza döndü hayatım.

Gidişin yanardağın patlamasıydı
Ve bir bir karartmasıydı düşlerimi.

Bizans surları,Osmanlı bedestenleri ve
Hünkar camileriyle,
Aziz İstanbul’da güneşe açık bir pencerem kalmadı.
Pendik sırtlarında yorgun,telaşlı,eskimiş,
solgun ve acılı bir ‘ben’varım şimdi…

Gittiğin bu yerde karanlık bir tomurcuk bıraktın senden arda…
Şimdi gözyaşlarım avuçlarımda bir alev topu.
Oku kadınım,OKU! ! !
Ayırma gözlerini kelimelerden
ve istersen bir günlük doğan bir böcek gibi
düşünme hiç yarını…
Sadece oku ve hisset kelimelere işlediğim kalp yangınımı,
sez sana olan bağlılığımı.

Oku kadınım,OKU! ! !

Yüreğimin yangınını döktüm bu satırlara
Alev alan kağıdı söndürmeye çalıştım gözyaşlarımla,
Şimdi elinde,yarı yanık,yarı yaş bu şiirim
Bin asırlık uzun bir gecenin eseridir…..

Ayrılık Vakti

Posted by: Sedefin Şiir Dünyası
25
Ağu

Gün ağardı, ne gelen var, ne giden,
Uzaktan görünen, yorgun gemi.
Ağır ağır yanaşmaktadır, limana.
Gökyüzü, darmadağınık.

Birbirine sarılmış, iki aşık.
Bıyığı terlemiş genç bir adam,
Ne git der, ne de kal, genç kadın.
Bakışları, kaldırım kadar soğuk.

İstavritin, hamsiye doyduğu an,
Derinden gelen, kesik, ince hıçkırık,
Alıp götürecek, uzak yerlere,
Sayılı zaman, geçip gider saymadan.

Gün ağardı, vakit tamam.
Dumanı göründü, terkedilişin.
Çizgiler gergin, sözcükler tutsak,
Balyoz iner, yürekleri dağlayan.

Telaş içindedir, tüm yolcular.
Vakit tamam, yelkenler fora.
Yutkunur, düğümlenmiş heceler,
Son uyarı, vaktidir ayrılığın.

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 Next